Seviyorsan git konuş bence!

Başlık bilindik ve merak uyandırıyor. Sırf bu başlık sebebiyle linke basıp bu yazıyı okumaya başladıysanız zaten artık fazla söze gerek yok.

İş ile ev arasında mekik dokurken kullandığım Gayrettepe metrosundaki dikkat çekici ve yüzümde gülümseme oluşturan bir billboard’dan alıntı; Seviyorsan git konuş bence!

Kullanan ise Wall Street English.

Gezi olaylarından tutun da birçok farklı mecrada “günlük hayatımızda” kullandığımız ve gördüğümüz bu cümleyi konuşma eylemini merkeze alarak kullanmışlar. İyi iş.

Neden?

Öncelikle hepimizin hayatımızın bir döneminde dostumuza/arkadaşımıza söylediğimiz bir cümle. Kendimizden bir şeyler bulabiliyoruz.

İkincisi, az önce belirttiğim dost kavramı çok önemli. Bu cümleyi size ancak ve ancak “açılabildiğiniz” birisi söylemiş olabilir. Yani, bilinçaltınızda bir yerlerde markayı yakın/dost/arkadaş olarak algılıyorsunuz.

Üçüncüsü ise gülümseyişiniz. Zeka ve benimseme dikkatinizi çekiyor ve gülümsetiyor.

İyi iş, gülümsetir, akıllıcadır, bağ kurdurur ve algınızı şekillendirir.

İyi iş.

20140219-215648.jpg

Sevgililer Günü için Hediye Seçenekleri

Özellikle erkeklere hatırlatma; Sevgililer Günü her yılın 14 Şubat günü kutlanıyor ve bu seneki gelecek Cuma günü’ne denk geliyor.

Bu “özel” gün için tüm markalar, bir çok iletişim başlattı bile. Kampanyalar, reklamlar, indirimler, konaklamalar ve daha biiiirrçççooookkkk şey.

Ama çoğu klasik ve zaten aklımızda bulunan seçenekler.

Halbuki, yaşadığımız dünyanın artık 5 sene öncesiyle bile bir alakası yok. Bu sebeple, yeni dünyaya uygun hediye seçenekleri yazmaya karar verdim.

Apple ürünlerine bağımlı bir sevgiliniz var ise;
iTunes’tan hediye kartı. Şöyle minimum 150 TL’lik bir limiti olsun. Bir kazak alsanız da bu parayı ödeyecektiniz, bari sevgiliniz için daha anlamlı birşey olsun. Bu arada bunu Android’çiler için de yapabilirsiniz tabii ki.

Twitter’a iki dakikada bir bakan bir sevgiliniz var ise;
Pamuk ellerinizi cebinize sokun ve sevgilinize takipçi satın alın! Şöyle 1000-2000 adetlik bir artış bile mutlaka hoşuna gidecektir.

Sevgiliniz LinkedIn’in etrafında dönüyor ise;
Alım bir Premium hesap gitsin! Eminim bu parayı vermek istememiştir. Siz hediye edin!

Facebook’tan çıkmayan bir sevgiliniz var ise;
Aşkınızı Facebook Ad ile ilan edin. O ve arkadaşları sizin fotoğrafınızı görecek, beğenecek ve bir de yüzlerde gülümsemeye sebep olacaksınız. Havalı ve billboard’dan daha ucuz.

Son olarak, bu hediyeler favori hediyeler mi? Bence hayır.
Fakat, hayatımızın büyük bölümünü sanal alemde yaşayıp sonra yokmuş gibi davranmamız da anlamsız.

Yapabiliyorsanız, en azından 14.Şubat’ta sosyal medyaya girmeyin. Sevgilinizle konuşun. :)

20140209-201745.jpg

Audi’den Yeni Deneyim

Video

Tüm otomobil markalarının klasik olarak yaptığı birşey var; test sürüşü.
Fakat bu kadar “klasik” ve “basit” birşeyin bile yapılışı, müşteriye verdiği mesaj çok “farklı” olabilir.
Hep derim, “senin işini ne kadar iyi yaptığın önemli değil, müşterinin ne anladığı/hissettiği önemli.”
Audi’nin test sürüşünü nasıl farklı bir deneyime dönüştürdüğünü gelin beraber izleyelim.

 

Audi Logo 1

Hiçkimseye Finansbank lazım değil!

Televizyonlarda en çok yayınlanan reklamlardan bir tanesi de, Finansbank’ın “Herkese bir finansçı lazım” konsepti. Mirkelam’ın şarkısı da kulaklarımda çınlıyor: “finansçı da finansçı!”

Finansbank’ın uzun senelerdir müşterisiyim. Kişisel tercihe bağlı bir seçim değil kendisi. İlk başlarda herşey normaldi, çünkü özellikle çözülmesi gereken bir konum veya ekstra bir yardıma ihtiyacım olmamıştı. Markaya karşı ne pozitif ne de negatif bir düşüncem yoktu.

İşler, ayrıca bir yardıma ihtiyacım olduğunda değişti. Son 2-3 senedir kendilerinin benim için yarattıkları cehennemden çıkmak için elimden geleni yapıyorum fakat son 2 haftadır, müşteriye teşekkür amaçlı oluşturulan Parapuanımı kullanmaya çalışırken, kullandırmama, nedenini anlayamamaya, şikayetimi klasik bir talep gibi anlayıp konuyu kapatmaya çalışma gibi birşeyler yaparak, sabrımı tamamen dolduran Finansbank’ın artık en büyük anti-marka elçisi olmaya karar verdim.

Şöyle özetleyeyim:

Çağrı Merkezi eğitimsiz, bilgisiz ve komik.
Çağrı merkezi ile konuşup derdinizi anlattığınızda, önlerine konulmuş metinler dışında hiçbir cevap veremiyorlar. Üstlerine gidip, sonuç odaklı konuşmaya çalıştığınızda ise sizinle ağız dalaşına giriyorlar.

Şubeler ne yaptıklarını bilmiyorlar.
Şubeye gidip bir sorunu çözmeye çalıştığınızda, Genel Müdürlük’ten gelen bilgi dışında hiçbirşey bilmediklerini ve muhakeme dahi etmediklerini görüyorsunuz.

Güven yerine üstünü kapatıyorlar.
Her defasında sözlerine inanıp işlem yapmaya çalışan ben, yine hayal kırıklığına uğrayıp, bankadan yardım almaya çalışıyorum. Güven vermek ve problemimi çözmek yerine, “biz birşey yapamayız” deyip konuyu kapatıyorlar.

Sonuç olarak, iyi bir banka olmak için “finansçı da finansçı” demek yetmiyor. Allah aşkına, Türkiye’de kaç kişi “finans” kelimesinin gerçek anlamını biliyor? Müşterisinden ne kadar uzakta olduğu bu söylemden anlaşılıyor.

Bankalar, paramızı sakladığımız yer değildir. Bankalar, paramızla ilgili neler yapabileceğimizi, nasıl yapabileceğimizi anlatabilecek, güven duyabileceğimiz yerlerdir. Finansbank, müşterisine tercihinden dolayı teşekkür edeceğine pişman bırakıyor.

İşin en komik yanı ise, müşteriye yarar sağlamak için oluşturduğu Parapuan ile daha da mutsuz ve nefrete dayalı bir noktaya getirdiği müşteriler elde ediyor.

Finansbank’a öneri; sürecini düzeltmeden, büyük söylemlerde bulunma.

20140119-154146.jpg

Fatura Görseli mi?

Digiturk Bayii Saricam Elektronik

Image

Epostalarımı kontrol ederken, sıkça gördüğüm bir çeşit de, Fatura bilgileri.

XX Bankasının Hesap Özeti.

YY Bankasının Puan Özeti gibi gibi.

Ama fark ettim ki, aralarında en “dikkat çekici” olanı Digiturk imiş.

Gönderdikleri faturanın “subject” (konu) bölümünde, “Fatura Görseli” yazıyor. Hayır, faturayı bıraktım, “faturanın görseli” diye bir tanım hem ne kadar anlamsız hem de ne kadar komik.

Markalar unutmamalıdır ki, müşterinizin sizden birşey satın alması için kafa patlatırken, ödemenizi alırken de aynı hassasiyette bulunmanız gerekir.

Düşünüyorum, bu zamana kadar bir markadan faturası/hesap özeti için Konu bölümünde “Aralık ayında da bizi tercih ettiğiniz için teşekkürler!” gibi bir ibare ne zaman göreceğiz?